Seni üzen şeyle meşgul olma, Allah ile meşgul ol; O, bunu senden uzaklaştıracaktır.

Çünkü davanda sadık olup olmadığını sınamak için, O'dur o şeyi senin üzerine salan.

Çok insanlar hataya düştü ve kendilerine sıkıntı verenlerin eziyetleriyle uğraştılar; böylece sıkıntı da günah da devam edip gitti.

Şayet Allah'a dönselerdi, O onları o şeyden uzaklaştırır ve işlerine kâfi gelirdi.

Şeyh El-Arabî Ed-Darkavî (sufi, v.1823)


Kaynak: Bir Mürşidin Mektupları, çev.,A.C.Köksal, B.Sönmez, M.Adaş,İnsan Y., 2008, s.38

Görsel: Şermin Ciddi




Canını sıkma! Zorluğun arkası kolaylıktır.
Her şeyin bir vakit ve takdiri vardır.
Takdir sahibi bizim halimizi şüphesiz görüyor.
Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın tedbiri vardır.

İmam-ı Gazali (ö.1111), "Kalplerin Keşfi"

Her gecenin sabahı vardır.

Yıkık Gönül

mevlana yıkık gönül divanı kebir

Senin bir saman çöpü kadar değer vermediğin yıkık gönül, arştan da üstündür, kürsüden de, levhden de, kalemden de. Hor bile olsa gönlü hor tutma, o horluğu ile gene de pek üstündür. Yıkık gönül Allah’ın baktığı varlıktır. Onu yapan can ne kutludur. Kırılmış, iki yüz parça olmuş gönlü yapmak Allah katında hacdan da, umreden de değerlidir.

Mevlana, Divân-ı Kebir, VII, 609

Ey güçlükleri kolaylaştıran Allah'ım! Sen bize iki dünyada da, ahirette de iyilik ver, güzellik ver! Allah'ım bizim yolumuzu gül bahçesi gibi güzelleştir, varacağımız yerde Sen bulun, konak yerimiz Sen ol, yürüdüğümüz yol bizi Sana götürsün, sadece Cennete değil.

Hazret-i Mevlana, Mesnevi, Cilt 2, Beyit 2251

mevlana'nın duası mesnevi

yesil ceviz ve din ömer tuğrul inançer

  • Din yeşil bir cevize benzer, yeşil dış kabuğu şeriattır, serttir acıdır.
  • Kahverengi kabuğu kendi kendine kırılmaz, kırmasını bilen bir mürşid kırar, tarikattır.
  • İçindeki cevize hakikat derler.
  • Cevizdeki kasıt içindeki meyvedir ne dıştaki yeşil ne de içteki kahverengi kabuktur.
  • Marifet de o cevizi yemeğe derler, o cevizi yiyenlerin aldığı lezzet kişinin şahsına göre değişir.
  • Onun için cevizi yeşil kabuktan, kahverengi kabuktan ibaret sayanlarla ceviz konuşulmaz cevizi yiyenlerle ceviz konuşulur.
Ömer Tuğrul İnançer, Aklıselim | TRT 1| 9 Aralık 2010

Terapistin Sufi Olursa

Izdıraplar artık dayanılmaz ise, eskiden azıcık ışık varken şimdi ortalık kapkaranlık ise demek ki yeni bir varoluşun eşiğindesin!
Gönlün umut dolu olsun.
Yeniden doğuşun kutlu olsun.
Ali Rıza Bayzan / Sûfî ile Terapist 
dost

  • Ekşi yüzlü kimsenin yanında ihtiyaçtan söz etme; çünkü onun fena huyundan incinirsin. 
  • Derdini öyle bir kimseye aç ki yüzünden hiç olmazsa peşin olarak huzur bulasın.
 Sadi Şirazi (Sûfi ö. 1292)
tasavvuf-ilahi-nefes
  • Nefsimizden nefret ederken çoğu zaman farkına varmadan ruhumuzdan da nefret edebiliyoruz.
  • Bu adeta ruhsal bir intihardır ve buna hakkımız yok.
  • Ne kadar yanlış yaparsak yapalım, kendimizden, içimizdeki ilahi nefesten ümit kesmek için hiçbir neden yok.
Ali Rıza Bayzan, Terapistin Sufi Olursa, s.235
tevekkül-tasavvuf
 
Tevekkül, geçmişe üzülmemek ve geleceğe göz dikmemek suretiyle bekleyiş bulanıklığından vakti arındırmaktır.  Yani geçmişe üzülmek ve gelecekle ilgili hayal kurmak suretiyle nakit olan vakti kaybetmemelidir.

Feridüddin Attar, Tezkiretü'l Evliya
dua-tasavvuf-mevlevi
Dua
 
"Tamam. Yorgunsun. Allah şahit, bilenler şahit, çok yorgunsun. Yaşanmakta olan bütün acılar gibi yaşanmış ve yaşanacak olan bütün acıların da kalbinin üzerine çöreklendiğini zannetmekten yorgunsun. Böyle bir yükü bu kalp taşımaz, biliyorsun. Ben de biliyorum. Ama, kaldır bu acıları benim kalbimin üzerinden Rabbim, diye bir dua da etmiyorsun..."

Nazan Bekiroğlu - Mimoza Sürgünü
Hz. Pîr Mevlânâ namazda tam bir huşû' ile kendilerinden geçerlerdi. Böylece Hakk'ın tecelli sıfatına ulaşırlardı. Namazdan maksad Hakk Teâlâ ile mülaki olmaktır. Ekseriyle şöyle buyururlardı : "Namaz Allah ile yakınlık kurmaktır, bu yakınlığın halini, keyfiyetini işin zahirinde kalanlar bilmez."

Dinle 18 Beyit | 37. Sayfa
Hz. Pîr Mevlânâ Celâleddin Rûmî
Haykıran susmalar vardır ki yalnız Allah işitir.

Cenap Şahabettin (ö.1934)
Ya Alîm (Allah’ın isimlerinden): Ey her şeyin başını ve sonunu açık ve gizlisini hakkıyla bilen Allah'ım! İlimle şereflendirerek faziletleri ikram eyle. Faziletlere ulaştır.!

Pir Sûfi Abdülkadir-i Geylânî / Esma-i Hüsna ile Münacat
Ben Bilmez idim gizli ayan hep sen imişsin
Tenlerde vü canlarda nihan hep sen imişsin
Senden bu cihan içre nişan ister idim ben
Ahir şunu bildim ki cihan hep sen imişsin

Molla Cami
Anne karnındaki bir bebeğe denseydi ki: “Dışarıda aydınlık bir dünya var; yüksek dağlarla dolu, büyük denizleri olan, dalgalanan düzlükleri ve çiçekleri açmış güzel bahçeleri olan, dereleri olan, yıldızlarla dolu bir gökyüzü ve alevli güneşi olan… Ve sen, bu mucizelerle yüzleşmek yerine karanlıkla çevrili oturuyorsun. Doğmamış çocuk bu mucizeler hakkında hiç bir şey bilmediği için,hiç birine inanmayacaktır.

Tıpkı ölümü karşılarken bizim gibi, işte bu yüzden ölümden korkarız.

Ölüm nasıl olur da başlangıcı olmayan bir şeyin sonu olur?

Benim düğün gecem Sonusuzlukla olan evliliğimin gecesidir

Bab'Aziz filminden, 2005 Nacer Khemir
Say ki öldün; yalvardın, yakardın, sana bir gün daha verildi. Bugünü o gün bil, öyle yaşa.

İmâm Gazâlî (sufi, ö.1111)
Asıl görevi onu terketmek iken, insanın neden dünyaya yerleştirildiği sorusuna şu cevabı veririz: Bu , Tanrı'ya geri dönecek birisi olması içindir. Yani Mümkinat, (All-Possibility) Tanrı'nın sadece kendini yansıtmasını değil aynı zamanda ona geri dönmenin esaretten kurtarıcı mutlak saadetini de tahakkuk ettirmesini gerektirir. Aynen, Bumerang'ın yapısı itibariyle kendisini fırlatana geri dönmesi gibi insanın da ilahi Aslı'na geri dönmesi yapısı itibariyle alnına yazılmıştır. İstese de istemese de insan aşkın olana mahkum edilmiştir.

Frithjof Schuon ( İsa Nureddin, batılı sufi)
Man in the Cosmogonic Projection, 1992
Bütün dünya bir adamın elinde toplansa bunun ona zararı dokunmaz, yeter ki kalbinde hırs olmasın."

Cüneyd-i Bağdâdî (sufi, ö. 911)
Gerçek hayret, kişinin Rabbimizin yaratmış olduğu şeylerin nizam ve intizamındaki o eşsiz insicamın (yağmurun sürekli yağması) karşısında duyduğu "hayranlık dolu" şaşkınlıktır. Bu noktada ilim ve akıl biter. Kişi sahip olduğu bilgilerin bu eşsiz nizam karşısında ne kadar kifayetsiz ve kıt olduğunu gördüğü an, Allah'ın (cc) sanatına olan hayranlığından hayrete düşer.

İsmail Rusuhi Ankaravi, Minhacü'l Fukara (Fakirlerin Yolu)
Dâvûd aleyhisselâm’ın yaptığı, Peygamber Efendimiz’in de yapılmasını tavsiye ettiği şu dua ferahlık versin gönüllerimize;

Allahım!
Senden, seni sevmeyi,
seni sevenleri sevmeyi,
ve senin sevgine ulaştıracak amelleri sevmeyi dilerim.
Allahım!
Senin sevgini bana canımdan, ailemden ve soğuk sudan daha ileri kıl!


Tirmizî, Daavât
Blogger tarafından desteklenmektedir.